KARMA YÖNTEM
Karma yöntemin uygulanmasında iç tutarlılık yoktur. Uygulayıcı bir gün cümle verir sonra ses verir, ardından hece çalışması yapabilir.(Nas, 1999 S:46,47,48)
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİNDE UYGULANAN YÖNTEMLERE YAPILAN ELEŞTİRİLER
1-HARF YÖNTEMİNİN ELEŞTİRİSİ:
Harflerin adlarını öğrenmek sözcüklerin doğru okunmasını sağlamıyor.
Harf soyuttur, çocuk için anlam taşımıyor.
Çocuğun ilgisini çekmiyor, çocuğa okuma zevki vermiyor.
Harflere takıldığı için çocuk hızlı ve düzgün okuyamıyor.
“Anlamaya” değil “sözcüğe” yönelik olduğundan çocuk okuduğun bir şey anlamıyor.
2-SES YÖNTEMİNİN ELEŞTİRİSİ:
Çocuk; harflerin sesleriyle, heceleriyle uğraşırken sözcüğün ve cümlenin anlamını kavrayamıyor.
Anlamadan okuyor, anlamayınca da okumaktan soğuyor.
Sessiz harfler sesli harflerle telaffuz edilirken araya başka sesler ilave oluyor ve sözcük gerçek anlamıyla okunamıyor.
3-HECE YÖNTEMİNİN ELEŞTİRİSİ:
Anlamsız heceleri tekrarlamak çocuğu sıkıyor, yoruyor.
Bu yöntem basit hece yapısı olan İspanyolca, Japonca, Portekizce ve bazı Afrika dillerine uygun düşmektedir.
Başlangıçta öğrenciye heceler sözcük ve cümle içinde öğretilmeyecek olursa, öğrenciye aşırı bir hafıza gayreti yüklenir. Bu durumun öğrencinin okumayla ilgisini kesme ihtimali vardır.
4-SÖZCÜK YÖNTEMİNİN ELEŞTİRİSİ:
Tek tek sözcüklerin okunması; doğru, hızlı, anlayarak okumak için yeterli değildir.
Sözcük yöntemi ; İngilizce, Fransızca, Almanca gibi dillerin öğretiminde uygulanması uygun olur. Bu dillerde birçok sözcüğün yazılış ve okunuşu birbirinden çok farklıdır. Türkçe’nin imlası fonetik olduğundan çocuklara sözcükleri basma kalıp öğretmeye gerek yoktur.
5-CÜMLE YÖNTEMİNİN ELEŞTİRİSİ :
Cümlelerin kısa, çocuğa uygun olması gerekir. Değilse çocuk zorlanır.
Sözcükleri tanıtmakta, dolayısıyla çözümlemeye geçmekte gecikilirse verim düşer.
6-METİN YÖNTEMİNİN ELEŞTİRİSİ:
Metinler çocuğa göre ( kısa, tekerleme havasında ) oluşturulmazsa istenen verim elde edilemez. (Nas, 1999 S:46,47,48)
REFORM:
2563 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yer alan kararla Türkçe Dersi Öğretim Programı değişmiştir. Buna göre 1982 yılından bu yana uygulanmakta olan Çözümleme yöntemi yerini SES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİ’ ne bırakmıştır.
SES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİNİN AŞAMALARI:
Ses Temelli Cümle Yöntemine göre ilk okuma-yazma öğretimi aşağıdaki aşamalar izlenerek gerçekleştirilmektedir.
1- İlk okuma-yazmaya hazırlık.
2- İlk okuma-yazmaya başlama ve ilerleme.
· Sesi hissettirme ve tanıma
· Sesi okuma ve yazma
· Sesten heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturma
3- Okur yazarlığa ulaşma. (
“ ÇÖZÜMLEME Mİ ? BİREŞİM Mİ ?”
YÖNTEMLERİN KULLANILMA GEREKÇELERİ
Cümle Yönteminin ve yeni uygulamaya koyulan Ses Temelli Cümle yönteminin uygulanmasına ilişkin görüş ve gerekçeleri aşağıda sunulmuştur.
www.ekolhoca.gen.trSES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİNİN GEREKÇELERİ :
Ses temelli cümle yönteminin özellikleri ve uygulanmasındaki gerekçeler şu şekilde sıralanmıştır:
Ses Temelli Cümle Yönteminde ilk okuma-yazma öğretimi, dinleme, konuşma becerilerinden kopuk sadece okuma-yazma becerilerini geliştirme olarak değil Türkçe öğretiminin beş öğrenme alanı ile birlikte yürütülmektedir.
İlk okuma –yazma öğretimine seslerle başlanması, seslerin birleştirilmesi ile anlamlı heceler, kelimeler oluşturulması ve cümlelere ulaşılması öğrencinin bilgileri yapılandırmasını kolaylaştırmaktadır. Bu yönüyle Ses Temelli Cümle Yöntemi, yapılandırıcı öğrenme yaklaşımına uygun bir yöntemdir.
Türkçe’de her harf bir sesi karşıladığından bu yöntem Türkçe’nin ses yapısına uygundur..bu yöntem öğrencilerin duyduğu ve çıkardığı seslerin bilincine varmasını sağlamaktadır. Böylece öğrencilerin dil gelişimine (doğru telaffuz, akıcılık, sesleri ayırt etme vb.) katkıda bulunmaktadır.
Öğrencilerin bütün sesleri öğrenmesi, yazma sürecinde kelimeleri doğru yazmalarını sağlamaktadır.
Öğrenci yazı ile konuşma arasındaki benzerlikleri görmekte, yazının harflerin birleşmesiyle yapıldığını anlamaktadır.
Öğrencilerin sözlü dilden yazılı dile geçmesini kolaylaştırmaktadır.
Bu yöntem ilk okuma-yazmayı öğrenme sürecinde öğrencilerin bireysel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamaktadır.( M.E.B. Türkçe Öğretim Programı Klavuzu)
NOT: Ses Temelli Cümle yöntemiyle birlikte birinci sınıftan itibaren Bitişik Eğik Yazı uygulamasına geçilmiştir bunun gerekçeleri ise şöyle sunulmuştur:
İlk okuma-yama öğrenmeye başlayan öğrencilerin, kalemi ellerine ilk aldıklarında eğik ve dairesel çizgiler çizdikleri gözlenmektedir.
Öğrenciler anatomik yapıları gereği satır üzerinde kalemi eğik olarak tutmaktadırlar.
Bitişik eğik yazının akıcı ve kesintisiz olması , soldan sağa doğru yazı yönünü desteklemektedir.
Bitişik eğik yazı geri dönüşlere izin vermemektedir. Bu durum yazının akıcı ve doğru yönde gelişimini sağlamaktadır.
Bitişik eğik yazı, harflerin doğru yazımını desteklemektedir. Harflerin yazılış yönlerinin karıştırılması sorununun ortaya çıkmasını önlemektedir.
Bitişik eğik yazıdaki süreklilik düşüncelerdeki sürekliliğe yansımakta, birbirlerini desteklemektedir. Yazıda kullanılan bu akıcılık okuma becerisine de olumlu yönde yansımaktadır.
Dik temel harflerin ardından bitişik eğik yazı harfleri ile yazmaya başlayan öğrenciler bitişik eğik yazıya geçişte güçlük çekmektedirler. Bu nedenle ilk okuma-yazma öğretimine bitişik eğik yazı ile başlanmalıdır.
Yapılan araştırmalar, öğrencilerin bitişik eğik yazı harflerini yazmada bir problemle karşılaşmadıklarını ve bu yazı türünden zevk aldıklarını göstermektedir.
Bitişik eğik yazının estetik görünümü, öğrencilerin estetik bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Bitişik eğik yazı öğretimi ile sanat, resim ve müzik derslerinin öğretimleri arasında ilişki bulunmaktadır. ( M.E.B. Türkçe Öğretim Programı Klavuzu)
CÜMLE YÖNTEMİNİN GEREKÇELERİ:
Öğretime cümlelerden başlamak çocuk psikolojisine uygundur. Çocuk ( yetişkin de) nesneleri bütünsel olarak, toptan algılar. Ayrıntıları hemen göremez. Öyleyse ilk okuma-yazma öğretimine çocuk için anlamlı, kısa cümlelerle başlanmalıdır.
www.ekolhoca.gen.trÇocuk için cümleler anlamlı, harfler ise soyut anlamsızdır. Cümle yönteminde çocuk daha ilk günden itibaren gördüğü bir sözcüğü hecelemeden okuyabilir bir hale gelebilir.
Dilde birim, cümledir. İnsan anlaşmak için- konuşurken de yazarken de- cümle kurar. Cümledir önemli olan.
Okurken önemli olan, anlamlı, doğru ve çabuk kavramaktır.Bu da ancak cümle (metin) okumakla gerçekleşir.
Genel bir ilke olarak çocukların yaşantılarından hareket etmek gerekir. Fiş cümleleri çocukların yaşantılarına göre oluşturulacağı için bu ilkeye de uyulmuş olur.
İlk okuma-yazma öğretiminin cümlelerle yürütülmesiyle, çocuklar dilin yazım ve dilbilgisi kurallarını sezerler. Noktalama işaretlerinin görevlerini kendiliğinden öğrenirler. (Nas, 1999 S:56)
SONUÇ:
Peki hangi yöntem uygulanmalı? ...
Recep Nas, “ Metinlerle İlkokuma Yazma Öğretimi” adlı kitabında bu konuyla ilgili şöyle demiştir: “Çözümleme metodunun savunucuları bir çok yönden bu metodu diğer metotlardan üstün tutmaktadırlar. Bunun gerekçeleri olarak ta çocuk psikolojisine daha uygun olduğunu, bütünü algılamakta zorluk çekmeyen o yaş çocuğunun fizyolojik ve psikolojik gelişimine daha uygun olduğunu, çocuk için daha anlamlı okuma alışkanlığı kazandıracağını söylemektedirler.Harf yönteminin savunucuları ise son dönemlerde okuma yazma öğretiminde görülen başarısızlıkları Çözümleme yöntemine bağlamaktadır.
Bilindiği gibi tümüyle yetkin bir yöntem yoktur. Her yöntemin üstünlükleri kadar sınırlılıkları da vardır. Öyleyse en doğrusu bilinen yöntemlerin hepsini kullanmaktır. Böylece bir yöntemin sınırlılıkları bir başkasının üstünlüğüyle giderilebilir.
Yöntemlerin hepsini kullanmak hem çözümlemeye hem bireşime yer vermekle mümkündür. Yalnız bu önce çözümleme sonra bireşim yapılacağı anlamına gelmez. Çözümlemeyle bireşim iç içe kullanılacaktır.zaten çözümlemeyle bireşim iç içe kullanılır. Çözümleme bireşimle sonlandırılır. Ama önce bütün tanıtılır, sonra öğelere geçilir.”Bütün-parça-bütün” ilkesi benimsenir.
Peki bütün metin midir, cümle midir, sözcük müdür? Dilde birim cümledir. Öyleyse cümleden başlamak ve bu cümlelerden hemen bir metin oluşturmaktır doğru olan.”
Kişisel Yorumum;
Ancak pilot okul uygulamalarından; normalde Aralık, Ocak gibi okumaya geçen öğrencilerin bu yeni yöntemle Kasım gibi okumaya geçtiklerini ve yeni yöntemle başarılı sonuçlar alındığını, bu yeni yöntemle öğrencilerin, verilecek fiş cümlelerine bağımlı kalmayarak bağımsız olarak ta okuma-yazma çalışmalarını gerçekleştirebildiklerini, bitişik eğik el yazısına da kolay adapte olduklarını öğrendim. Bu bilgiler doğrultusunda bende bu yeni yöntemle daha verimli olunacağına inanıyorum. Çünkü seçilen fiş cümlelerinin, ülke geneline bakıldığında günlük konuşma dilini ne denli yansıttığı sorusu tartışma götürür bir konudur. Kırsal kesimdeki, daha doğru düzgün Türkçe bilmeyen çocuklara bir de onlara hiçbir anlam ifade etmeyen kendi çevresine ve hazır bulunuşluk düzeyine ağır gelecek cümlelerle okuma-yazmaya başlamak çocuk için kolay bir öğrenme olmasa gerek. Oysa bu yeni yöntemle seslerin doğru telaffuzu daha kolay sağlanacak ve Türkçe’nin öğretimi dilimizin- yapısı da göz önüne alınarak- daha uygun yapılmış olacaktır.
KAYNAKÇA :
Recep NAS “Metinlerle İlkokuma Yazma Öğretimi”
Selahattin DİKMEN “İlkokuma Yazma Öğretimi Öğretmen Rehberi”
Hasan GÜLERYÜZ “İlkokuma Yazma Öğretimi”
M.E.B. Talim Terbiye Kurulu Başkanlığınca hazırlanan Türkçe Öğretim Programı Klavuzu ( Taslak Baskı) (1-5. Sınıflar)