ATASÖZLERİ
Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuş özlü sözlerdir.
Ulusun ortak düşünce, kanış ve tutumunu belirtir, bize yol gösterir atasözleri. Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir. Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir.
Sözcükler değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi söz diziminin biçimi de bozulamaz.
Örneğin,
"Derdini söylemeyen derman bulamaz."sözündeki "derman" yerine "ilâç" getirilemez.
"Çalma elin kapısını, çalarlar kapını."sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek:
"Elin kapısını çalma, kapını çalarlar."biçiminde söylenemez.
Atasözleri kısa ve özlüdür; az sözcükle çok şey anlatır:
Dikensiz gül olmaz.
Alet işler, el övünür.
Taşıma su ile değirmen dönmez."
Atasözleri çoğunlukla mecaz anlamlıdır.
Balık baştan kokar.
Ak akçe kara gün içindir.
Gerçek anlamını koruyan atasözleri de vardır.
Son pişmanlık fayda etmez.
Dost ile ye iç, alış veriş etme.